Blog
Velayet Davası Kaç Celse Sürer?
Velayet davasının kaç celsede sonuçlanacağı, dosyanın içeriğine, delillerin kapsamına, tarafların tutumuna ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Uygulamada ortalama bir velayet davası 3–4 celsede tamamlanmaktadır. Ancak hakimin izinli olması, tarafların mazeret bildirmesi, tanıkların dinlenememesi, sosyal inceleme ve pedagog raporunun gecikmesi gibi nedenlerle yargılama süresi uzayabilmektedir.
Velayet uyuşmazlıklarında asıl ölçüt çocuğun üstün yararı olduğundan, mahkeme sadece beyanlarla yetinmez; gerektiğinde ek delil toplar, uzman raporu alır ve tarafların sosyal ve ekonomik koşullarını ayrıntılı biçimde inceler. Bu da kimi dosyalarda celse sayısının artmasına ve yargılamanın birkaç aya, hatta daha uzun bir süreye yayılmasına neden olabilmektedir.
Velayet Davasında Uygulanan Yargılama Usulü
Velayete ilişkin davalar, HMK m. 316 gereği kural olarak basit yargılama usulüne tabidir. Basit yargılama usulünde mahkeme çoğu davada dosya üzerinden karar verebilmekteyse de, velayet davalarında bu mümkün değildir. Çünkü velayet davaları kamu düzeniyle doğrudan ilgili olup, bu davalarda resen araştırma ilkesi uygulanır.
Hakim, tarafların ileri sürdüğü delillerle bağlı değildir; gerekli gördüğü her türlü araştırmayı kendiliğinden yapabilir, taraflardan ek belge sunmalarını isteyebilir, sosyal inceleme raporu talep edebilir ve çocuğun beyanını uzman eşliğinde alabilir. Bu nedenle velayet davalarında duruşma yapılması, tanıkların dinlenmesi ve dosyanın her yönüyle aydınlatılması esastır. Bu durum, davanın hem kaç celse süreceğine hem de toplam yargılama süresine doğrudan etki eder.
Velayet Davası Nasıl Açılır ve Şartları Nelerdir?
Velayete ilişkin uyuşmazlıklarda birden fazla dava türü söz konusudur. Velayetin değiştirilmesi davası, velayetin kaldırılması davası ve velayetin düzenlenmesi davası bunlardan bazılarıdır. Hangi dava türü açılacaksa, o talebe uygun şekilde bir dava dilekçesi hazırlanmalı ve dilekçede maddi vakıalar, hukuki sebepler ve deliller açıkça belirtilmelidir.
Özellikle velayetin değiştirilmesi talebinde, mevcut velayet düzenini değiştirmeyi zorunlu kılan yeni bir olgunun ortaya çıkması gerekir. Çocuğun ağır ihmal edilmesi, şiddete maruz kalması, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması gibi durumlar buna örnek gösterilebilir. Bu tür yeni olgular ortaya konulamazsa, dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddi söz konusu olabilir.
Velayet davası açılırken çocuğun yaşı tek başına engel değildir; çocuk hangi yaşta olursa olsun, şartları oluştuğunda velayete ilişkin dava açılabilir. Ancak içtihatlarda, olağanüstü bir durum yoksa 4–5 yaşına kadar çocukların anneleri yanında kalmasının çocuğun yararına olduğu genellikle kabul edilmektedir.
Velayet Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Velayet davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Aile Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde ise bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesi velayete ilişkin davalara bakar. Dolayısıyla velayet davası açmak isteyen tarafın, talebini bu mahkemelere yöneltmesi gerekir.
Yetki bakımından ise kural olarak çocuğun yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Örneğin çocuğun velayeti fiilen annede ise ve anne belirli bir ilçe veya ilde ikamet ediyorsa, velayet davası o yer Aile Mahkemesi’nde açılmalıdır. Özellikle velayetin değiştirilmesi davalarında, yetkili mahkeme çoğunlukla davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olarak kabul edilmektedir. Doğru mahkemede dava açılmaması, sürecin uzamasına ve dosyanın yetkisizlik nedeniyle başka bir mahkemeye gönderilmesine yol açabilir; bu da dolaylı olarak davanın toplam süresini etkilemektedir.
Velayet Davası İstinaf Süreci ve Kararların Kesinleşmesi
Velayet davalarında verilen kararlara karşı, şartları oluştuğunda istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Taraflardan biri veya her ikisi, Aile Mahkemesi kararının tebliğinden itibaren yasal süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurarak kararın kaldırılmasını veya düzeltilmesini isteyebilir. Uygulamada velayete ilişkin kararların istinaf incelemesinde yaklaşık 6–8 ay kadar kaldığı görülmektedir; bu süre, ilgili bölgenin iş yoğunluğuna göre artıp azalabilir.
Bazı velayetle bağlantılı işlemler, çekişmesiz yargı işi kapsamında değerlendirilmekte ve bu hallerde Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin nitelik taşıyabilmektedir. Kararın kesinleşmesi, hem velayet düzenlemesinin hukuken bağlayıcı hale gelmesi hem de vekalet ücreti ve yargılama giderleri gibi kalemlerin icra takibine konu edilebilmesi açısından önemlidir. HMK uyarınca aile ve şahsın hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmeden, ilam ve fer’ilerinin icraya konulması mümkün değildir.
Velayet Davası İçin Gerekli Belgeler ve Deliller
Velayet davası açılırken, iddiaların somut delillerle desteklenmesi büyük önem taşır. Boşanma sonrasında açılan velayet davalarında, varsa daha önceki boşanma davasına ait gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi dosyaya eklenmelidir. Ayrıca nüfus kayıt örnekleri, tarafların ve çocuğun kimlik bilgilerini gösteren belgeler de dosyaya konulmalıdır.
Delil listesi hazırlanırken, velayete ilişkin iddiaları ispatlayabilecek her türlü belge sunulmalıdır. Sosyal ve ekonomik durumu gösteren maaş bordroları, SGK hizmet dökümleri, kira sözleşmeleri, sağlık raporları, okul kayıtları, fotoğraflar, mesaj kayıtları gibi belgeler örnek olarak sayılabilir. Tanık deliline başvurulacaksa, tanıkların kimlik ve adres bilgilerinin eksiksiz bir şekilde bildirilmesi gerekir. Mahkeme, gerektiğinde psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı görevlendirerek tarafların yaşam koşullarını inceleyecek ve rapor doğrultusunda velayete ilişkin değerlendirme yapacaktır.
Velayet Davasının Maliyeti ve Ücret Kalemleri
Velayet davası açmayı düşünen kişilerin en çok merak ettiği hususlardan biri de davanın maliyetidir. Velayet davalarında kural olarak maktu harç uygulanmakta olup, dava açılırken başvurma harcı, peşin karar harcı ve gider avansı yatırılması gerekir. Dosyada tanık dinlenmesi, sosyal inceleme raporu, tebligatlar ve diğer işlemler nedeniyle gider avansının artırılması da istenebilir.
Son yıllardaki uygulamada, yalnızca mahkeme harç ve masrafları yönünden velayet davasının maliyeti birkaç bin Türk lirası seviyesinde değişmektedir. Buna, tarafların avukatla temsil edilmesi halinde vekalet ücreti de eklenir. Vekalet ücretinin tutarı, ilgili yıl için yayımlanan Asgari Ücret Tarifesi ve dava dosyasının kapsamına göre değişiklik gösterecektir. Velayet davasının toplam maliyeti konusunda net bir rakam verilebilmesi için, her dosyanın kendi özel koşulları ve yapılacak işlemler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.