Blog
Süresiz Nafaka Kalkıyor Mu?
Süresiz nafaka kalkıyor mu? sorusu, son yıllarda boşanma hukukunun en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelmiştir. Özellikle kısa süren evliliklerden sonra uzun yıllar nafaka ödenmesi gerektiğine dair kamuoyundaki algı, birçok kişide ciddi bir belirsizlik ve endişe yaratmaktadır. Oysa hukuki gerçeklik, çoğu zaman toplumda konuşulanlardan farklıdır. Süresiz nafaka olarak bilinen ödeme, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen yoksulluk nafakasıdır ve belirli şartlara bağlıdır. Ayrıca bu nafaka her durumda ömür boyu devam eden, kaldırılamaz bir yükümlülük değildir.
Bu yazıda süresiz nafakanın ne olduğu, yüksek yargının konuya yaklaşımı, 2026 yılı itibarıyla yürürlükteki durum, hangi hallerde kaldırılabileceği ve uygulamada dikkat edilmesi gereken kritik noktalar ayrıntılı biçimde ele alınacaktır. Amaç, konuya ilişkin hukuki çerçeveyi netleştirmek ve uygulamada yapılan hataları ortaya koymaktır.
Süresiz Nafaka Nedir?
Süresiz nafaka olarak anılan ödeme, teknik olarak yoksulluk nafakasıdır. Türk Medeni Kanunu m.175’e göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan taraf, diğer eşten mali gücü oranında nafaka talep edebilir. Kanun metninde “süresiz” ifadesi kullanıldığı için uygulamada bu nafaka türü süresiz nafaka olarak adlandırılmaktadır.
Buradaki “yoksulluk” kavramı, kişinin tamamen gelirden mahrum kalması anlamına gelmez. Mahkemeler, evlilik süresince tarafların yaşam standardını ve boşanma sonrası oluşan ekonomik tabloyu birlikte değerlendirir. Boşanma sonrası hayat standardında belirgin bir düşüş yaşanması, yoksulluk kriteri açısından yeterli kabul edilebilir.
Yoksulluk nafakasının bağlanabilmesi için genel olarak şu şartlar aranır:
- Nafakanın açıkça talep edilmiş olması,
- Boşanma nedeniyle talep eden tarafın ekonomik olarak zor duruma düşecek olması,
- Talep eden tarafın kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus şudur: Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir. Önemli olan, nafaka isteyen tarafın daha ağır kusurlu olmamasıdır. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, “ben kusurlu değilim, bu yüzden nafaka ödemem” düşüncesidir. Bu yaklaşım hukuken doğru değildir.
Kanunda süre sınırı öngörülmemiş olması, hakimin başlangıçta belirli bir yıl ile sınırlama yapamayacağı anlamına gelir. Ancak bu durum nafakanın hiçbir şekilde sona ermeyeceği anlamını taşımaz. Sona erme halleri ayrıca düzenlenmiştir.
Süresiz Nafaka Konusunda Yüksek Yargının Görüşleri
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, yoksulluk nafakası talep edilmişse ve şartları oluşmuşsa, hakim bu nafakayı belirli bir süre ile sınırlayamaz. Çünkü kanun koyucu açıkça “süresiz” ifadesini kullanmış ve hakime süre belirleme konusunda takdir yetkisi tanımamıştır.
Yargıtay kararlarında vurgulanan temel ilke şudur: Hakim, kanunda öngörülmeyen bir sınırlama getiremez. Bu nedenle “evlilik kısa sürdü, o halde nafaka 2 yıl ile sınırlı olsun” şeklindeki bir karar, kanuna aykırı kabul edilmektedir.
Anayasa Mahkemesi de süresiz ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığı yönünde karar vermiştir. Gerekçe olarak ise nafakanın mutlak ve değişmez bir ödeme yükümlülüğü olmadığı, kanunda sona erme ve kaldırılma hallerinin açıkça düzenlendiği belirtilmiştir.
Uygulamada Yargıtay’ın özellikle dikkat ettiği bazı noktalar şunlardır:
- Gerçek yoksulluk durumunun araştırılması,
- Tarafların gelir ve malvarlığı durumunun somut delillerle incelenmesi,
- Asgari ücret düzeyinde gelirin otomatik olarak yoksulluğu ortadan kaldırdığı varsayımının yapılmaması,
- Kusur oranının doğru belirlenmesi.
Özellikle gelir araştırması yapılmadan hüküm kurulması, bozma sebebi olabilmektedir. Bu nedenle mahkemeler, SGK kayıtları, banka hesapları ve malvarlığı bilgilerini detaylı biçimde incelemektedir.
Süresiz Nafaka Kalktı mı?
2026 yılı itibarıyla süresiz nafaka kaldırılmış değildir. Türk Medeni Kanunu’nda bu konuda yürürlüğe girmiş bir değişiklik bulunmamaktadır. Zaman zaman kamuoyuna yansıyan düzenleme hazırlıkları olsa da, henüz kanunlaşmış bir süre sınırı mevcut değildir.
Kamuoyunda en çok tartışılan husus, nafakaya bir üst süre getirilip getirilmeyeceğidir. 1 yıl, 5 yıl, 10 yıl gibi çeşitli öneriler gündeme gelmiş; ayrıca hakime somut olaya göre süre belirleme yetkisi tanınması da tartışılmıştır. Ancak 2026 itibarıyla bu öneriler yasalaşmamıştır.
Bu nedenle mevcut hukuk düzeninde tablo şu şekildedir:
| Başlık | 2026 Hukuki Durum |
|---|---|
| Süresiz nafaka kaldırıldı mı? | Hayır |
| Hakim süre belirleyebilir mi? | Kural olarak hayır |
| Kanun değişikliği var mı? | Yürürlüğe girmiş bir değişiklik yok |
Burada uygulamada yapılan en büyük hatalardan biri, sosyal medyada yer alan yorumlara dayanarak nafakanın artık süreli olduğunu düşünmektir. Kanun değişmeden uygulama değişmez. Bu nedenle somut dosya üzerinden hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Süresiz Nafaka Kaldırılabilir mi?
Süresiz nafaka kaldırılabilir. Ancak bu, belirli şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Türk Medeni Kanunu m.176, nafakanın sona erme ve kaldırılma hallerini düzenlemiştir.
Nafakanın kendiliğinden sona erdiği durumlar:
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi,
- Taraflardan birinin ölümü.
Bunun dışında aşağıdaki hallerde dava açılarak nafakanın kaldırılması talep edilebilir:
- Alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması,
- Yoksulluğun ortadan kalkması,
- Haysiyetsiz hayat sürmesi,
- Yükümlünün ödeme gücünü tamamen kaybetmesi.
Uygulamada en çok karşılaşılan dava sebebi, alacaklının fiilen evli gibi yaşadığı iddiasıdır. Ancak bu iddianın ispatı oldukça zordur. Aynı evde yaşama, ortak ekonomik hayat, sosyal çevrede birlikte eş gibi tanınma gibi unsurların somut delillerle ortaya konması gerekir.
Bir diğer önemli konu, nafaka yükümlüsünün gelir kaybıdır. Gelirin azalması tek başına yeterli değildir. Ödeme gücünün tamamen ortadan kalkması aranır. Bu nedenle işten çıkarılma, sağlık nedeniyle çalışamama gibi durumlar belgelerle desteklenmelidir.
Nafakanın Kaldırılması İçin Örnek Dilekçe
… AİLE MAHKEMESİ’NE
DAVACI: (Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres)
DAVALI: (Ad Soyad, Adres)
KONU: Yoksulluk nafakasının kaldırılması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Mahkemenizin …/…/20… tarihli kararı ile davalı lehine aylık … TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.
2. Davalı, … tarihinden bu yana … adresinde üçüncü kişi ile fiilen evli gibi yaşamaktadır. Bu durum tanık beyanları ve ekli belgelerle sabittir.
3. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu m.176 gereğince nafakanın kaldırılması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK m.175, m.176 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Tanık beyanları, nüfus kayıtları, adres kayıtları, sosyal medya çıktıları ve sair deliller.
SONUÇ VE TALEP: Açıklanan nedenlerle yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederim.
Tarih
İmza
Sonuç
Süresiz nafaka 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan bir hukuki kurumdur ve başlangıçta süreyle sınırlandırılamaz. Ancak bu durum, nafakanın her koşulda ömür boyu devam edeceği anlamına gelmez. Kanunda açıkça düzenlenen sona erme ve kaldırılma halleri mevcuttur.
Uygulamada en sık yapılan hatalar, mahkeme kararı olmadan ödemeyi kesmek, sosyal medya bilgilerine dayanarak hak kaybına uğramak ve delilsiz şekilde dava açmaktır. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Süresiz nafaka otomatik olarak kaç yıl sürer?
Kanunda belirli bir yıl sınırı yoktur. Şartlar devam ettiği sürece nafaka sürer.
Kısa süren evlilikte nafaka bağlanır mı?
Evlilik süresi tek başına belirleyici değildir. Yoksulluk ve kusur durumu esas alınır.
Nafaka alan kişi çalışmaya başlarsa nafaka kesilir mi?
Gelirin yoksulluğu ortadan kaldıracak düzeyde olup olmadığına göre değerlendirme yapılır.
Mahkeme kararı olmadan nafaka kesilebilir mi?
Hayır. Kendiliğinden sona eren haller dışında mutlaka mahkeme kararı gerekir.