Hukuki Makaleler

İnsani İkamet İzni

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’na göre, Türkiye’de vize veya vize muafiyetiyle kalınabilecek sürenin (genellikle 90 gün) ötesinde ülkede kalmak isteyen yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. İkamet izni, düzenlendiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığı takdirde kendiliğinden geçerliliğini kaybeder.

İnsani ikamet izni, 6458 sayılı Kanun’un 46. maddesinde düzenlenmiş özel bir ikamet türüdür ve yalnızca bu maddede sayılan istisnai hallere giren yabancılar bu izin türünden yararlanabilir. Bu izin, hukuken veya fiilen Türkiye’den ayrılması mümkün görülmeyen ya da ayrılması hâlinde ciddi hak ihlallerine maruz kalabilecek yabancılara, insani nedenlerle tanınmış geçici bir koruma niteliği taşır.

İlgili yönetmeliğin 27/1-d maddesi uyarınca insani ikamet izni, her defasında en fazla bir yıl süreyle düzenlenebilir. İhtiyaç ve zorunluluk hali devam ettiği sürece bu izin süreleri uzatılabilir; ancak bu ikamet türü, kural olarak olağan ve standart ikamet izinlerinin yerine geçmek üzere değil, istisnai ve geçici bir çözüm olarak öngörülmüştür.

İnsani İkamet İzni ile Diğer İkamet İzinleri Arasındaki Farklar Nelerdir?

6458 sayılı Kanun’da kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem ve insan ticareti mağduru ikamet izinleri gibi birden fazla ikamet izni türü düzenlenmiştir. İnsani ikamet izni, bu klasik ikamet türlerinden farklı olarak, kanunda sayılan olağanüstü ve istisnai durumlar için öngörülmüş özel bir mekanizmadır.

İnsani ikamet izni sahipleri, izin süreleri devam ettiği müddetçe, şartlarını taşıdıkları takdirde uzun dönem ikamet izni hariç diğer ikamet izinlerine başvuruda bulunabilirler. Ancak insani ikamet izni altında geçirilen süreler, uzun dönem ikamet izni için aranan kesintisiz ikamet süresinin hesabında dikkate alınmaz.

Bir diğer önemli fark, şartlar bakımındadır. İnsani ikamet izni için 46. maddede sayılan istisnai hallerden birinin mevcut olması zorunluyken, diğer ikamet izinleri için her türün kendi özel şartları aranır (öğrencilik, aile bağı, yatırım, iş ilişkisi gibi). Süre bakımından da insani ikamet izni genelde birer yıllık dönemler hâlinde verilir ve her uzatma, somut olayın şartlarına göre yeniden değerlendirilir.

Türkiye’de İnsani İkamet İzni Almak İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

İnsani ikamet izninden faydalanabilmek için yabancının mutlaka 6458 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan istisnai hâllerden en az birine girmesi gerekir. Kanun, insani ikamet izninin verilebileceği durumları özetle şu şekilde sıralamaktadır:

  • Çocuğun üstün yararının gerektirdiği hâller,
  • Hakkında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı verilmiş olmasına rağmen, yabancının Türkiye’den çıkarılmasının fiilen mümkün olmaması ya da makul görülmemesi,
    1. madde kapsamında, yabancı hakkında sınır dışı kararı alınamaması,
  • 53, 72 ve 77. maddelere göre yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurulmuş olması,
  • Başvuru sahibinin ilk iltica ülkesi veya güvenli üçüncü ülkeye geri gönderilmesine ilişkin işlemlerin devam ettiği süreç,
  • Acil sebepler, ülke menfaatlerinin korunması, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından Türkiye’ye girişi ve Türkiye’de kalması gereken ancak diğer ikamet türlerini almaya engel hâlleri bulunan yabancılar,
  • Olağanüstü durumlar.

Bu şartlardan en az birinin varlığı halinde, yabancı insani ikamet iznine başvuru hakkına sahip olur. Bunun yanında, kişinin aynı anda diğer ikamet türlerinden birini alabilecek hukuki durumunun bulunmaması da önemlidir; zira insani ikamet izni kural olarak, diğer ikamet izinlerine başvurulamayan veya başvurulmasının mümkün olmadığı durumlarda devreye giren bir istisnadır.

İnsani İkamet İzni Başvurusu Nasıl Yapılır?

6458 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan kapsam içine giren yabancılar, öncelikle ilgili harç ve masrafları yetkili vergi dairesine yatırmalıdır. Ardından, il göç idaresi müdürlüğüne hitaben yazılacak bir dilekçe ile insani ikamet izninden yararlanmak istediklerini belirterek yazılı başvuruda bulunurlar.

Başvuru, kural olarak bizzat yapılır; ancak gerekli hâllerde yasal temsilci veya avukat aracılığıyla da başvuru mümkündür. Dosya, valilik tarafından hazırlanarak Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün onayına sunulur. Onay verilmesi hâlinde yabancıya insani ikamet izni ve buna bağlı ikamet kartı (tezkeresi) düzenlenir.

İzni alan kişinin, kararın tebliğinden sonra en geç yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kaydını yaptırması zorunludur. Bu işlem, hem idarenin yabancıyı takip edebilmesi hem de kişinin hukuki statüsünü sağlıklı şekilde sürdürebilmesi açısından önemlidir.

İnsani İkamet İzni Süresi ve Uzatma Şartları Nelerdir?

İnsani ikamet izni, yönetmelik gereği her seferinde en fazla bir yıllık süreyle düzenlenebilir. Ancak bu, mutlaka bir yıl verilmek zorunda olduğu anlamına gelmez; valilik ve il göç idaresi, somut olayın özelliklerini, riskleri ve insani gerekçeleri dikkate alarak daha kısa ya da bir yıla kadar olan sürelerde izin verebilir.

Sürenin sonunda uzatma talebi, ikamet izni süresinin bitimine en fazla 60 gün kala ve her hâlükârda mevcut iznin süresi dolmadan önce yapılmalıdır. İlgili il göç idaresi, 46. maddede sayılan şartların devam edip etmediğini inceleyerek uzatma talebini kabul veya reddeder. Kanunda üst sınır öngörülmemiştir; şartlar devam ettiği sürece insani ikamet izni tekrar tekrar uzatılabilir.

İnsani İkamet İzni Olan Kişiler Vatandaşlık Başvurusu Yapabilir Mi?

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 11. maddesinde, genel yoldan Türk vatandaşlığına başvurmak isteyen yabancılarda aranacak şartlar düzenlenmiştir. Bu şartları taşıyan ve insani ikamet iznine sahip bulunan yabancılar da Türk vatandaşlığı için başvuru yapabilir.

Genel olarak aranan başlıca şartlar şunlardır:

  • Kendi millî hukukuna, vatansız ise Türk hukukuna göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
  • Başvuru tarihinden geriye doğru kesintisiz beş yıl Türkiye’de ikamet etmek,
  • Davranışlarıyla Türkiye’de yerleşme niyetini ortaya koymak,
  • Genel sağlık bakımından tehlike arz eden bir hastalığa sahip olmamak,
  • İyi ahlak sahibi olmak,
  • Gündelik hayatını sürdürebilecek ölçüde Türkçe konuşabilmek,
  • Kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için yeterli gelir veya mesleğe sahip olmak,
  • Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil eden bir hâlin bulunmaması.

Bu şartlar, ikamet türünden bağımsız olarak genel vatandaşlık çerçevesini belirler. İnsani ikamet izni sahibi yabancı, gerekli süre ve koşulları sağladığında vatandaşlığa geçiş için başvuru yapma hakkına sahiptir.

İnsani İkamet İzni İptal Edilebilir Mi?

6458 sayılı Kanun’un 47. maddesi uyarınca, insani ikamet izni Bakanlığın onayı alınmak suretiyle, verilmesini zorunlu kılan şartların ortadan kalkması hâlinde valiliklerce iptal edilir veya uzatılmaz.

İl göç idareleri, insani ikamet izninin dayandığı 46. maddede belirtilen gerekçelerin sürüp sürmediğini düzenli olarak denetler. Örneğin, sınır dışı işlemlerinin artık mümkün hâle gelmesi, olağanüstü durumun sona ermesi ya da kamu düzeni ve güvenliği açısından izin verilmesini gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde, insani ikamet izni iptal edilebilir veya süresi dolduğunda uzatılmayabilir.

İzinsiz kalmaya başlayan yabancı, kural olarak on gün içinde Türkiye’yi terk etmeye davet edilir. Bu süre içinde ülkeden çıkış yapılmaması, sınır dışı etme sürecinin gündeme gelmesine yol açabilir. Ayrıca, insani ikamet izni kararı kendisine bildirilen yabancı, altı ay içinde Türkiye’ye giriş yapmazsa düzenlenen izin de kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.

İnsani İkamet İzni Başvurusu Reddedilirse Ne Yapılmalıdır?

İnsani ikamet iznine ilişkin başvuru, ilgili idare tarafından kabul edilebileceği gibi reddedilebilir. Red kararı verilmesi hâlinde yabancının iki temel hukuki yolu bulunmaktadır:

  • Göç İdaresi Başkanlığı’na itiraz,
  • Doğrudan idare mahkemesinde iptal davası açma.

Red kararına karşı idari itiraz zorunlu değildir; kişi isterse doğrudan dava açabilir, isterse önce idareye itiraz edip sonra gerekiyorsa yargı yoluna gidebilir. Her iki durumda da, red kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde başvuru yapılması gerekir.

Bu süre içinde gerekli itiraz veya dava yoluna gidilmemesi, red kararının kesinleşmesi sonucunu doğurur ve yabancının hukuki statüsü bakımından ciddi hak kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle, insani ikamet izni başvurusunun reddi hâlinde, sürelere dikkat edilerek uzman desteğiyle hareket edilmesi, ileride doğabilecek sınır dışı veya kayıt dışı kalma sorunlarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir