Aile Hukuku

Yabancı Eş Boşanma Davası Açabilir mi?

Yabancı uyruklu eş ile yapılan evliliklerde de boşanma davasının Türkiye’de açılmasına herhangi bir engel bulunmamaktadır. Eşlerden birinin ya da her ikisinin yabancı olması, Türk mahkemelerinde boşanma davası açılmasına mani değildir. Boşanma talebinde bulunan eş, şartları sağladığı sürece Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde Türkiye’de boşanma davası açabilir ve evlilik hukuken sona erdirilebilir. Önemli olan, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılması ve usul kurallarına uygun hareket edilmesidir.

Yabancı eşin kendi ülkesinde açtığı boşanma davası sonucunda verilen karar ise, Türkiye bakımından kendiliğinden hüküm ve sonuç doğurmaz. Bu kararın Türkiye’de geçerli olabilmesi için ayrıca tanıma ve tenfiz sürecinin işletilmesi gerekir.

Yabancı Unsurlu Boşanmalarda Uygulanacak Hukuk

Yabancılık unsuru taşıyan evlilik ve boşanma ilişkilerinde hangi hukukun uygulanacağı, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ile belirlenmiştir. MÖHUK m. 13 evliliğe ve genel hükümlere, m. 14 ise boşanma ve ayrılık sebepleri ile hükümlerine ilişkindir.

Anılan düzenlemelere göre boşanma ve ayrılık sebepleri ve sonuçları öncelikle eşlerin müşterek milli hukukuna tabidir. Eşlerin farklı vatandaşlıkta bulunması halinde, bu kez eşlerin müşterek ikametgahı hukuku; ortak ikametgah yoksa müşterek mutad mesken (sürekli yaşadıkları yer) hukuku devreye girer. Tüm bunların bulunmaması durumunda son aşamada Türk hukuku uygulanır. Bu çerçevede, yabancı eşten boşanma davasında hangi hukukun uygulanacağı somut olaya göre değerlendirilir.

Yabancı Eşten Boşanmada Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanma davalarında görevli mahkeme, kural olarak aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise boşanma davalarına asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetki bakımından, Türk Medeni Kanunu m. 168 uyarınca çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya tarafların son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Dolayısıyla yabancı eşle yapılan evlilikte de, bu genel yetki kuralları geçerli olacaktır.

Boşanma davası anlaşmalı olarak açılacaksa, taraflar kural olarak diledikleri yer aile mahkemesinde dava açmayı tercih edebilmektedir. Yabancı unsurun varlığı, tek başına Türkiye’de dava açılmasını engellemediği gibi, yetki kurallarını da başlı başına değiştirmez; somut olayın özelliklerine göre genel hükümler uygulanır.

Türkiye’de İkameti Bulunmayan Türk Vatandaşlarının Boşanma Davaları

Türkiye’de ikametgahı bulunmayan Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaları da özel bir düzenlemeye tabidir. İlgili kişi, yaşadığı yabancı ülkede boşanma davası açmamış ya da çeşitli sebeplerle açamıyorsa, Türkiye’de yer yönünden yetkili mahkemede dava açabilir.

Yetkili mahkemenin belirlenmesinde sırasıyla:

  • Kişinin Türkiye’de mutad meskeni (sürekli kaldığı yer),
  • Bu yoksa Türkiye’deki son ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi,
  • Bunların da tespit edilemediği hallerde ise Ankara, İstanbul veya İzmir aile mahkemelerinden biri,

yetkili kabul edilmektedir. Dolayısıyla yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı, yabancı eşinden boşanmak için belirli şartlar altında Türkiye’de de dava açma imkanına sahiptir.

Yabancı Ülkede Verilen Boşanma Kararlarının Türkiye’de Geçerliliği

Bir yabancı ülke mahkemesi tarafından verilen boşanma kararı, o ülkede kesinleştikten sonra dahi Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz. Bu kararın Türkiye’de de hüküm ve sonuç doğurabilmesi için mutlaka tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir.

Tanıma işlemi, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de de kesin hüküm etkisi doğurmasını; tenfiz ise kararın Türkiye’de icra edilebilir hale gelmesini sağlar. Tanıma ve tenfiz yapılmadığı sürece, taraflar ilgili yabancı ülkede boşanmış olsalar bile, Türkiye’de nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam ederler ve bu durum evlenme, miras, mal rejimi gibi birçok alanda hak kaybına yol açabilir.

Bu nedenle yabancı ülkede boşanma kararı alan tarafların, Türkiye’de mutlaka tanıma ve tenfiz sürecini tamamlamaları önem taşır.

Tanıma ve Tenfiz Davasının Yürütülmesi

Yabancı ülke mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınabilmesi için, taraflardan en az birinin Türkiye ile bağlantısının bulunması ve yetkili Türk mahkemesine başvuruda bulunması gerekir. Başvuru, bizzat tarafça veya avukatı aracılığıyla yapılabilir.

Tanıma ve tenfiz davasında:

  • Yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş olması,
  • Kararın, verildiği ülkede usule uygun şekilde kurulmuş bir mahkeme tarafından verilmiş bulunması,
  • Kamu düzenine açıkça aykırılık içermemesi,

aranan temel şartlar arasındadır.

Yurtdışında yaşayan karşı tarafa, dava hakkında usulüne uygun tebligat yapılarak bilgi verilir ve duruşmaya katılımı sağlanmaya çalışılır. Karşı tarafın kendisi veya avukatı davaya katılmazsa, mahkeme gerekli gördüğünde tanık dinleyebilir ve dosya kapsamındaki belgeleri inceleyerek gıyaben karar verebilir.

Yabancı mahkeme kararının apostil şerhi alınmış olmalı ve yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmiş hali mahkemeye sunulmalıdır. Mahkeme, şartların gerçekleştiğine kanaat getirirse tanıma ve tenfiz kararı verir ve bu kararla birlikte yabancı ülke boşanma kararı Türkiye’de de geçerli hale gelir.

Yabancı Eşten Boşanmada Çocukların Durumu ve Davanın Süresi

Yabancı uyruklu eşten boşanma halinde çocukların velayeti ve korunması, her zaman öncelikle çocuğun üstün yararı esas alınarak değerlendirilir. Hakim, çocuğun hangi ebeveynle kalmasının menfaatine olacağını somut olayın tüm koşullarına göre inceler; tarafların vatandaşlıkları tek başına belirleyici değildir. Önemli olan, çocuğun fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimini en iyi şekilde sürdürebileceği ortamın sağlanmasıdır.

Yabancı eşten boşanmada davanın ne kadar süreceği; davanın anlaşmalı mı, çekişmeli mi açıldığına, delil durumuna, tarafların duruşmalara katılımına ve sürecin avukat aracılığıyla takip edilip edilmediğine bağlı olarak değişir. Anlaşmalı boşanmalarda süreç çok daha kısa sürerken, çekişmeli davalarda tanık dinlenmesi, delil toplanması gibi sebeplerle yargılama süresi uzayabilmektedir.

Her ne kadar boşanma davası ve tanıma–tenfiz davası için avukatla temsil zorunlu olmasa da, özellikle yabancılık unsuru bulunan dosyalarda usul hataları ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Sürecin doğru yönetilmesi, sürenin mümkün olduğunca kısaltılması ve kararın hem yurtdışında hem de Türkiye’de eksiksiz sonuç doğurması açısından, uzman bir avukatla çalışılması tarafların yararına olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir