Hukuki Makaleler

Emlak Komisyon Sözleşmesi Nedir? Nasıl Yapılır?

Emlak Komisyon Sözleşmesi Nedir? Nasıl Yapılır? sorusu, taşınmazını satmak ya da kiraya vermek isteyen mal sahipleri ile bu sürece aracılık eden emlak işletmeleri arasında en çok tereddüt yaşanan konuların başında gelir. Uygulamada pek çok uyuşmazlık, sözleşmenin hiç yapılmamasından ya da eksik düzenlenmesinden kaynaklanır. Oysa emlak komisyon sözleşmesi, yalnızca bir “form” değil; tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen, komisyon ücretinin hangi şartlarda doğacağını netleştiren ve ileride açılabilecek davalarda belirleyici rol oynayan hukuki bir belgedir. Bu yazıda, sözleşmenin hukuki dayanağını, yazılı şekil zorunluluğunu, Yargıtay’ın özellikle dikkat ettiği noktaları, uygulamada yapılan hataları ve dava sürecine ilişkin pratik bilgileri ayrıntılı şekilde ele alacağım. Amaç, taşınmaz işlemlerinde hak kaybı yaşanmaması için süreci baştan doğru kurgulamanızı sağlamaktır.

Emlak Komisyon Sözleşmesi Nedir?

Emlak komisyon sözleşmesi, hukuki niteliği itibarıyla Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen simsarlık sözleşmesinin (aracılık sözleşmesi) bir görünümüdür. Bu sözleşmede emlakçı, taraflar arasında bir taşınmaz satış veya kira sözleşmesinin kurulmasına aracılık etmeyi üstlenir. Komisyon ücreti ise kural olarak, aracılık edilen sözleşmenin kurulmasıyla doğar. Yani emlakçının ücret hakkı, tapuda devir işleminin tamamlanmasından ziyade, taraflar arasında bağlayıcı bir sözleşmenin kurulmasına bağlıdır.

Burada kritik nokta şudur: Emlakçı, yalnızca ilan vermekle değil, alıcı ve satıcıyı bir araya getirerek sözleşmenin kurulmasına katkı sağlamakla yükümlüdür. Eğer taraflar arasında sözleşme kurulmamışsa veya emlakçının aracılık faaliyeti ile kurulan sözleşme arasında nedensellik bağı yoksa, komisyon talebi tartışmalı hale gelir.

Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış kanaat, “taşınmaz satıldıysa komisyon mutlaka ödenir” düşüncesidir. Oysa mahkemeler, satışın emlakçının faaliyetinin sonucu olup olmadığını araştırır. Özellikle alıcı ile ilk temasın kim tarafından sağlandığı, taşınmazın kim tarafından gösterildiği ve pazarlık sürecinde kimin rol aldığı önem taşır.

Aşağıdaki tabloda sözleşmenin temel unsurları özetlenmiştir:

UnsurAçıklama
TaraflarEmlak komisyoncusu ile mal sahibi (veya yetkili temsilci)
KonuBelirli bir taşınmazın satışına veya kiralanmasına aracılık
ÜcretSözleşmede kararlaştırılan komisyon oranı
ŞekilYazılı yapılması zorunlu

Bu unsurlardan birinin eksikliği, ileride ciddi hukuki sorunlara yol açabilir.

Emlak Komisyon Sözleşmesi Yazılı Olmak Zorunda mı?

Emlak komisyon sözleşmelerinde en önemli geçerlilik şartı yazılı şekildir. Kanun gereği, simsarlık sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı yapılması gerekir. Bu yazılı şekil, adi yazılı (tarafların imzasını taşıyan basit bir belge) olabileceği gibi noter huzurunda da düzenlenebilir. Ancak sözlü anlaşmalar hukuken koruma görmez.

Yargıtay kararlarında özellikle iki noktaya dikkat çekilmektedir: Belgenin yazılı olması ve her iki tarafın da imzasını taşıması. Tek taraflı imzalanmış formlar ya da yalnızca e-posta yazışmalarına dayanan iddialar çoğu zaman yeterli kabul edilmez.

Uygulamada mal sahipleri çoğu zaman “formu imzalamadım ama emlakçı evi gösterdi” şeklinde savunma yapar. Eğer yazılı bir sözleşme yoksa, emlakçının komisyon talebi ciddi risk altındadır. Aynı şekilde, sözleşmede taşınmazın açık kimliğinin (il, ilçe, ada, parsel, adres gibi) belirtilmemesi de geçerlilik tartışmasına neden olabilir.

  • Tarafların açık kimlik bilgileri yer almalıdır.
  • Taşınmazın tapu bilgileri net yazılmalıdır.
  • Komisyon oranı ve ödeme zamanı açıkça belirtilmelidir.
  • Sözleşme süresi mutlaka gösterilmelidir.

Bu şartlara uyulmaması halinde, dava aşamasında sözleşmenin geçersiz olduğu iddiası ile karşılaşılması kuvvetle muhtemeldir.

Emlakçı ile Yapılan Komisyon Sözleşmesi Geçerli mi?

Emlakçı ile yapılan komisyon sözleşmesi, yazılı düzenlenmiş ve imza şartı sağlanmışsa geçerlidir. Ancak geçerlilik yalnızca şekil şartına bağlı değildir. Sözleşmenin içeriği de önem taşır. Örneğin, komisyon oranının belirsiz bırakılması veya “uygun görülecek bir bedel” gibi muğlak ifadeler kullanılması ileride uyuşmazlık doğurabilir.

Mahkeme uygulamasında, emlakçının gerçekten aracılık hizmetini yerine getirip getirmediği incelenir. Emlakçı alıcıyı bulmuş ancak taraflar sonradan kendi aralarında pazarlık yaparak satış bedelini değiştirmiş olabilir. Bu durumda komisyon, sözleşmede kararlaştırılan esaslara göre hesaplanır.

Özel yetki içeren sözleşmelerde (mal sahibinin başka emlakçı ile çalışamayacağına dair kayıtlar) daha sık ihtilaf yaşanır. Mal sahibi, sözleşme süresi içinde taşınmazı üçüncü kişiye satarsa, sözleşmede öngörülen şartlar çerçevesinde komisyon borcu doğabilir.

2026 yılı uygulamasında, satış işlemlerinde emlak komisyon oranı genellikle satış bedelinin %2’si + KDV olarak her bir taraftan alınmaktadır. Kiralama işlemlerinde ise bir aylık kira bedeli oranı yaygın olarak uygulanmaktadır. Ancak oran serbestçe belirlenebilir; önemli olan yazılı sözleşmede açıkça gösterilmiş olmasıdır.

Emlakçıların Aldığı Komisyon Yasal mı?

Emlakçıların komisyon alması hukuka uygundur. Bu ücret, verilen aracılık hizmetinin karşılığıdır. Ancak komisyon talebinin hukuki dayanağı yazılı sözleşmedir. Yazılı bir komisyon sözleşmesi olmadan ücret talep edilmesi, çoğu durumda reddedilmektedir.

Komisyonun doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • Geçerli bir yazılı sözleşme bulunması,
  • Emlakçının aracılık faaliyetini yerine getirmesi,
  • Aracılık edilen sözleşmenin kurulması,
  • Faaliyet ile sözleşme arasında nedensellik bağının bulunması.

Uygulamada bazı sözleşmelerde yüksek temerrüt faizi veya ağır cezai şart hükümleri yer almaktadır. 2026 yılı itibarıyla ticari işlerde temerrüt faizi oranı yıllık olarak değişmekte olup, sözleşmede belirlenen fahiş oranlar hâkim tarafından indirilebilir. Bu nedenle sözleşme hazırlanırken ölçülü düzenlemeler yapılmalıdır.

Komisyonun ödenmemesi halinde emlakçı, genel görevli mahkemede alacak davası açabilir. 2026 yılı için alacak davası açılırken ödenecek başvuru harcı ve peşin harç, dava değerine göre hesaplanmaktadır. Örneğin 500.000 TL’lik bir komisyon alacağı için nispi harç üzerinden hesaplama yapılır.

Emlak Komisyon Sözleşmesi İle İlgili Yargıtay Kararları

Yargıtay uygulamasında özellikle yazılı şekil şartı ve imza unsuru titizlikle incelenmektedir. Tarafların imzasını taşımayan belgelerle komisyon talebi çoğu zaman kabul edilmemektedir. Ayrıca emlakçının sözleşmenin kurulmasına somut katkısı olup olmadığı araştırılır.

Birçok kararda şu hususlar öne çıkmaktadır:

  • Yazılı sözleşme yoksa komisyon talebi reddedilir.
  • Emlakçının bulduğu alıcı ile satış yapılmışsa, komisyon hakkı doğabilir.
  • Sözleşme süresi ve koruma süresi önemlidir.
  • Satış bedelinin değiştirilmesi komisyon hakkını ortadan kaldırmaz.

Mahkemeler, özellikle “emlakçı devre dışı bırakıldı” iddialarında, tanık beyanları, ilan kayıtları, mesajlaşmalar ve gösterim formlarını birlikte değerlendirir. Bu nedenle sürecin başından itibaren yazılı belge düzenlemek ve arşivlemek büyük önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Sözlü yapılan emlak komisyon anlaşması geçerli midir?

Hayır. Yazılı yapılmayan simsarlık sözleşmesi geçerli kabul edilmez.

2. Emlakçı evi gösterdi ama satış sonradan oldu. Komisyon ödenir mi?

Satış ile emlakçının faaliyeti arasında bağlantı varsa ve yazılı sözleşme mevcutsa komisyon doğabilir.

3. Komisyon oranı ne kadardır?

Oran serbestçe belirlenir. 2026 uygulamasında satışta genellikle %2 + KDV oranı yaygındır.

4. Yazılı sözleşme yoksa dava açılabilir mi?

Yazılı şekil şartı sağlanmadığı için komisyon talebinin kabul edilme ihtimali oldukça düşüktür.

5. Komisyon ödenmezse ne yapılır?

Arabuluculuk süreci sonrası alacak davası açılabilir ve yasal faiz talep edilebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir